soner 的个人资料ŜąץŦąмą ĤợŞģєІđîŽ (((...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


2月5日

Bir Liseli Silueti

         BİR LİSELİ SİLUETİ
 
Hayat hattında acemi tayfalardık
Ne an-vunduk sevinç mesvetteleriyle
 Ne aşktan ikmale kaldık...
 
Image Hosted by ImageShack.us 
 
Bak her sabah bağıran yeni sabaha
Artık iklimler değişmiş, kuşlar da gitmiş 
Tenimde eski atei, gözlerimde fer bitmiş
 
Image Hosted by ImageShack.us 
 
          Heybetli dağlar arasında
          Göğümde  yıldız yitmiş...
 
                    Sen
                    Hala
                    Anılarımın
                    En
                    Beyaz
                    Yanısın
 
Sen buğulu bir camın ardından izlediğim hayatın
                    Yarısısın
       En  sağanaklı gelen sabahlarda
       Çok eski bir şarkının adısın...
 
Image Hosted by ImageShack.us 
 
Daha  adamlar şehirlere otomobillerle
Geceler anılarla  birlikte gelir
Siluetin giderek uzaklaşır, düşler de kilitlenir
Efkarım bir yaralı ayrıldıktan beslenir
 
(Artık ne  teneffüs zilleri çalar
Ne otobüs duraklarında sabırsız bekleyişler var...)
 
                 Kimse Bilmez
Yıllar  yılı hepaynı beyazla  gezmek nedendi
                   Olsun!
Yirmi yıl  seni özleyerek yaşlanmak da  güzeldi...
 
Çünkü sen buğulu bir  camın ardından izlediğim hayatın
                    Yarısısın
Sen sağanak gelen sabahlarda  çok eski
Çok eski bir şarkının  adısın...
 
Image Hosted by ImageShack.us 
 
               SONER ALTINTAŞ
 



1月31日

Benim logom

                      Benim Logom
 
 
 
                        jorgensen19
 
                                                    
 
 
 <DIV><A href="http://spaces.msn.com/jorgensen19/"><IMG style="WIDTH: 320px; HEIGHT: 231px" height=231 alt="jorgensen19" src="http://img97.imageshack.us/img97/8162/logom9lr.png" width=456 border=0></A></DIV>
1月10日

(( HOŞGELDİNİZ ))

              Image Hosted by ImageShack.us
                                         Free Counters
                                                        Dollar Rental Car
        Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us 

12月25日

SeN YaNmA DiYe

Image Hosted by ImageShack.us

 
Sen Yanma Diye
 
 
 
Ben çürümüş bir asayım
Zindanlara yol eyledi dert beni
Çarmıha gerilmiş bir İsa'yım
Çivilere zapteyledi dert beni

Pir sultanıda gördüm
Darağaca vur eyledi aşk beni
Hacı Bektaş'ı kırda gördüm
Bir ceylana pir eyledi aşk beni

Her yangına, her ataşa
Koz eyledi dert beni
Bu dağlara, bu yollara
Toz eyledi aşk beni

Ben yanarım aşk için
Ben yanarım gül için
Bu ateş sönmesin diye
Ben yanarım kim için
Ben yanarım sen için
Bari sen yanma diye

Ben yıkılmış bir ozanım
Yangınlara kül eyledi dert beni
Kerbela çölünde, bir Hüseyi'nim
Damla suya kul eyledi dert beni

Ben Yunus'u nurda gördüm
Dergahına gül eyledi aşk beni
O mecnu'nu firarda gördüm
Bir Leyla'ya deleyledi aşk beni

soner altıntaş
12月23日

/_-_UzUn _ZaMaNdIr_-_/

                          

Uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken bir şey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. Sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı."

        Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi. Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu, vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştığınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın, zaman hiç kimse için beklemez. Öyleyse;

        Okulu bitirene kadar;

        100 milyar kazanana kadar;

        Çocuklarınız olana kadar;

        Çocuklarınız evden ayrılana kadar;

        İşe başlayana kadar;

        Evlenene kadar;

        Cuma gecesine kadar;

        Pazar sabahına kadar;

        Yeni bir araba, ya da ev alana kadar;

        Borçları ödeyene kadar;

        İlkbahara kadar, yaza kadar, sonbahara kadar, kışa kadar;

        Maaş gününe kadar;

        Şarkınız söylenene kadar;

        Emekli olana kadar;

        Ölene kadar.....



        Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz 'an'dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. "Pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha akçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hızasındadır."

        Şimdi şu bilgisayarın başından kalk da hep yapmak istediğin birşeyi yap!

        Eğer birini seviyorsan ve bunu ona şimdiye kadar belli etmediysen harekete geç.

        Senin yüzünden üzülen biri varsa git gönlünü al.

        Görüşmek istediğin kişiden teklif gelmesini beklemeden git sen teklif et.

        Eğer canın çalışmak istemiyorsa izin al...

        Vs vs vs......

        Unutma,

        "Yarın kimseye vaad edilmemiştir..."

12月7日

///Hayat...su...misali///

KALIR

Hayat su misali süzülüp gider

Vahşi derelerin selinde kalır

Rüyasında gamlı bülbül ''ah'' eder,

Yankısı bir hayal gülünde kalır

 

Güneş doğar, batar; bir yıldız kayar

Ay hüzne bürünür, karalar giyer

O gün, feryadımı kainat duyar

Ruhum sonsuzluğun ilinde kalır

 

Gözlerim kararır; biter hevesim

Yokluğun sesinde kısılır sesim

Sevginle yaşayan, coşan nefesim

Siyah saçlarının telinde kalır

 

Günlerce gezersin hayalim ile

Nihayet varırsın sen de menzile

Kimsenin aklına gelmese bile

Bu sevda tarihin dilinde kalır.

 

Nurullah Genç

 
Image Hosted by ImageShack.us
 

YALNIZSIN

 

Bir akşam ışıkların dağlara güldüğünü

Bir akşam bulutların seyre döküldüğünü

 

Görürsün hasretiyle sabah ezgilerinin

Bir akşam gözlerin ufka dalar pek derin

 

Kuşlar öter, uçuşur yeşil dallara konar

Umutlar yaprak yaprak alevlenir de yanar

 

Son mutluluk sesleri dökülür dudaklardan

İnsanlar gölge gibi çekilir sokaklardan

 

Rüzgar okşamaktayken anne gibi tenini

Gecenin kolları sessizce yakalar seni

 

Anlarsın gözlerinin dolup boşaldığını

Anlarsın yalnızlığı ve yalnız kaldığını...

 jorgensen_pozo

...._-ŞiİrLeRiM_-....

Image Hosted by ImageShack.us
 
"Savaşarak Ölenlere Merhaba!!!"
uzun yollardan geldik 
karlı dağlardan 
çoğu zaman sonu olmadığını düşündüğümüz
o uçsuz bucaksız ovalardan 
geçilmez ırmaklardan geçtik
sayısız acılardan
sabahı olmayan sancılardan 
kasırgalardan geçtik
volkanlardan
yıldız altında çarpışanların namlusundan 
bağcılardan geldik
çifte havuzlardan
ayağında papucu olmayan çocuğun bir bayram sabahı düşlerinden geldik
ölümü gülerek kaşılayanların gülüşlerinden 
evliliğin arifesinde yarini yitrenon sekizlik gelinin feryatlarından 
başağı teriyle yeşerten çiftçi amcanın nasırlı ellerinden geldik 
mahirin kafesine sığmayan o dağ yüreğinden 
bedenini karanlığa meşale edenlerin alevlerinden
geldik dostun dergahına 
bir merhaba diyebilmektibizim için mutluluk
merhaba...
 
Deniz
 

  
"Gözlerin"
dağlar arasında akan ırmaklardı
seni bana hatırlatan
belkide ırmakları saklayan dağlardı
yüreğimi yüreğine bağlayan
küçücük bir ışıktı belki gözlerin
ama ; dünyamı aydınlatan...
Deniz 
 
 
  
"Dörtlüklerden"
yüreğim deryaların içinde küçük bir yelkenli
sürükleniyor
fakat;hiç ilerlemiyor
demir atmış çünkü yüreğinin derinliklerine....

Deniz

 
 
 

"Sesi,Gözleri ve Yüreği Güzel Olan İnsana"

 

 yaşamak kadar tatlı ölmek kadar doğalsın

isterim ki

kendin kadar benim olasın 

sesimi versem gözlerine

anlatabilir misin sevgimi gözlerinle

gözlerimi versem yüreğine

bakabilir misin yüreğinle gözlerime

yada ne bileyim

yüreğine katsam yüreğimi

taşıyabilir misin sevgimi

 

dinlemek ister misin

hiçbir şeyi duymak istemediğin bir anda

anlatmak istesem

senin sesinden

senin gözlerini…

yaşamak istesem gözlerinde

mutluluğu çok görmeyip

açar mısın gözlerini yüreğime...

kimsenin duymadığı bir kıyıdan,

yüreğimle seslensem yüreğine

duyabilir misin gözlerinle

 

cennetim olur musun cehennemin ortasında

yada gözlerim

yalnızlığın yok edici karanlığında

ben mi?

ne sesin

ne yüreğin       

ne de gözlerin olmak isterim

 

seni yaşamak isterim

yalnızca seni

sesinle,

yüreğinle,

gözlerinle...

 

seni yaşamak;

gecenin sessizliğine çığlık atmaksa

yada

uçurumun kenarında rüzgara karşı durmaksa

seni sevmek;

geride bırakılan terkedilmiş sokaklar gibi

apansız terk edebilmekse bedeni

dört mevsimdir

çığlıklarla bütünleştim geceleri

dört mevsimdir

uçurumdan aşağı düşüyorum

kaç mevsim oldu bilmiyorum

sayısız bedenler bıraktım ardımda

ama sen yine yoksun …

 

gün olur dokunmak istersen kendine

sevdalına dokunur gibi

masum ve sessiz

hiç çekinme dokun elinle yüreğime

gün olur sarılmak gelirse içinden

yıldızlara sarılır gibi

dostça ve arkadaşça

hiç çekinme

yıldızlar serilidir can evimde

gün olur düşerse aklına ölüm

yaşamak isterken delicesine

hiç çekinme

daya namluyu yüreğime…

 

 

bilir misin insanın kendini özlemesi nasıldır

ona her elini uzattığında bin sorunla geri dönmesi

bilir misin yokluğunda yüreğindeki sancıyı

yada varlığında içindeki sevinci

gözlerine her baktığında

mevsimlerin hepsini yaşayabilir misin

 

kendi bedenini taşır gibi

taşıyabilir misin yokluğundaki korkuyu

yaşam ve ölüm arasında ki çizgide

ölümü hiçe sayıp söyleyebilir misin ölümün türküsünü...

yada giyebilir misin acının hırkasını

yaşamın en mutlu kıyısında

 

biliyor musun sevgilim

biliyorum ki bilmiyorsun

bilmeni istemem zaten

ne ayrılığın korkusunu

ne  içimin sancısını

ne de ölümün türküsünü

bilme üzülürsün

ırmak olur gözlerimden süzülürsün

batan sancı olur yüreğime gömülürsün

sen gülümsün

yolarsan onu kurursun

işte o zaman ölümümsün....

öyle bakma bana üşüyorum…

sensizlikten korktuğum kadar , korkmuyorum ölümden

yaşamda çok gördüm sahipsiz cesetleri

faili meçhul ölümleri

vedasız elvedaları

gidiyorsun ha

demek bu son veda

elveda demiyorum

hoşça kal...

 

ama beni unutma…

 

soğuk havalarda sokak ortasında kalmış çocukları görürsen

ayakları çıplak

üstleri başları yırtık

görürsen ağlarken onları

beni hatırla

beni ve uçurumu

uçurumdan aşağı düşen bedenimi

beni unutma beni unutma. beni unutma…

bıktım  merhabayla başlayıp    

vedasız elvedalardan

sonu olmayan ırmaklar gibi

sessiz sedasız akıp gidişlerden

yanmıyorum değil bu gidişlere

ağlamıyorum değil

ama ne gelir elden

sevilmek kadar sevmek de acı veriyor kimi zaman..

 

sen giddiğinden beri

 
            Image Hosted by ImageShack.us

 

               Image Hosted by ImageShack.us
11月9日

hadi biraz gülümse

söndür sevgilim
uğruna ben yaktıkça alevleri
sen söndür
ben yeniden yakarım
hasretinin cehenneminde
ateşim hiç bitmeyecek
ve sen bile
söndüremeyeceksin
 
 

Image Hosted by ImageShack.us

 

 

 gülümse...
 

 

Gülümse ,hayata gülümse O sana belkide herzaman hüzün ve keder dolu günler verdi. Hic ummadığın deryalarardan çılgın dalgalar vurdu,gülümse Belkide çok uzaklarda kızgın bir bulut şimşekler yağdırdı yüreğine Ağlama , icindeki nefret kini bulaştırma ruhuna ,gülümse Alacakaranlık kuşagında, düşlerin bile acı cektiği sonsuzlukta. Hadi sende gülümse. Yıllanmış bir adam,geride bıraktığı belki acı belkide gökkuşağı kadar renkli anılarının arkasında çökmüş bir beden,off çeken bir ruh. Nostaljilere boğulmuş birkaç yaprak ,ve yılların eskitemediği sevgisini verdiği hayat arkadaşının kabri. Gülümse hayata gülümse. Her günbatımında geçen saatlerin anısı ve yeni bir dünya yıldızlarının kol gezdiği gecenin verdiği gizem. Gülümse bi tanem yaşama gülümse. Elinde şekerine sımsıkı sarılmış yavru ceylan gibi titrek çocuğun gözlerindeki ürkek, sahib olma savaşı. Sırtında heybesi,umut ışıgının geldiği noktaya göz dikmiş,gece bilmeyen gündüzü seçemeyen bir avarenin yaşama savaşı. Gülümse ,hadi yeni ufuklara gülümse. Sana acı çektiren belkide ufkunu şiddetle karartan eski dostlarına, Kalbini zincirlemiş bir avuç dostlarına, Platonik bir rüzgarın hortumunda durdurak bilmeyen , çıkmaz karanlığa bir hayalet gibi, umutsuzluğa düşen sevgiline. Geçmişe eyvallah,hadi gülümse. Hic doyamamış ,bir lokma ekmeği kurak topraklarda çıkaran bir babanın yavrularına titremesi,hayata umutla bakışı. Hiç yaşanmamış ,hayallerine yaldızdan süsler veren,padişahlar diyarının sultanı,belkide böyle mutlu , heyecan dolu bir kız. Hadi ,hayallerine gülümse. Bir gün seni beyazlara bürüyecek,kırmızı güllerle dolayacak,kızıl atın sırtında gökkuşağının altındaki dünyaya coşarak. Kalbindeki sır dolu odaya Damla Damla akacak yeni bir yaşama merhaba.. Hoşçakal geride bıraktığım acımasız nemrutun oğlu. Gülümse, yeni dünyaya gülümse Bin pişmanlığın fayda etmediği,acımasızların af dilediği hayata şiddetle çek kılıncını,hiç acıma ,yeni hayata hiç acıma ,yeni hayata hiç bir dumandan is bulaştırmadan gülümse. Hoşgeldin yakamozun ışıldattığı ,gökkuşağının renklendirdiği,engin mavi deryaların berraklığını verdiği yaşama. Gülümse, bir DAMLA mutluluğa ,hadi gülümse.
Image Hosted by ImageShack.us

sen ağlama be güzelim

Image Hosted by ImageShack.us
                                                                    
11月8日

(( birde sen gel tam olsun))

 
 Counter
 
 

                                                                                          

                                     e-Mail Me

                                                          

                                                     :  

                                                         

                             

Gün Olur Dokunmak İstersin Kendine

           
                       Gün Olur Dokunmak İstersin 

gün olur dokunmak istersen kendine sevdalına dokunur gibi masum ve sessiz hiç çekinme dokun elinle yüreğime gün olur sarılmak gelirse içinden yıldızlara sarılır gibi dostça ve arkadaşça hiç çekinme yıldızlar serilidir can evimde gün olur düşerse aklına ölüm yaşamak isterken delicesine hiç çekinme daya namluyu yüreğime… bilir misin insanın kendini özlemesi nasıldır ona her elini uzattığında bin sorunla geri dönmesi bilir misin yokluğunda yüreğindeki sancıyı yada varlığında içindeki sevinci gözlerine her baktığında mevsimlerin hepsini yaşayabilir misin kendi bedenini taşır gibi taşıyabilir misin yokluğundaki korkuyu yaşam ve ölüm arasında ki çizgide ölümü hiçe sayıp söyleyebilir misin ölümün türküsünü... yada giyebilir misin acının hırkasını yaşamın en mutlu kıyısında biliyor musun sevgilim biliyorum ki bilmiyorsun bilmeni istemem zaten ne ayrılığın korkusunu ne içimin sancısını ne de ölümün türküsünü bilme üzülürsün ırmak olur gözlerimden süzülürsün batan sancı olur yüreğime gömülürsün sen gülümsün yolarsan onu kurursun işte o zaman ölümümsün.... öyle bakma bana üşüyorum… sensizlikten korktuğum kadar , korkmuyorum ölümden yaşamda çok gördüm sahipsiz cesetleri faili meçhul ölümleri vedasız elvedaları gidiyorsun ha demek bu son veda elveda demiyorum hoşça kal... ama beni unutma… soğuk havalarda sokak ortasında kalmış çocukları görürsen ayakları çıplak üstleri başları yırtık görürsen ağlarken onları beni hatırla beni ve uçurumu uçurumdan aşağı düşen bedenimi beni unutma beni unutma. beni unutma… bıktım merhabayla başlayıp vedasız elvedalardan sonu olmayan ırmaklar gibi sessiz sedasız akıp gidişlerden yanmıyorum değil bu gidişlere ağlamıyorum değil ama ne gelir elden sevilmek kadar sevmek de acı veriyor kimi zaman..

 

        

                            Soner Altıntaş

dost

Image Hosted   ImageShack.us

Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...

Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
uykunun tadını çıkarırmış millet.

Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
koşmuş doğru dostunun evine.
Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...

Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi
kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...

"Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa...
"Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi,
uykuyu da seversin üstelik.
Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi.
Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım.
Haydi gidip haklarından gelelim.
Yalnız yatamaz mı oldun yoksa???
Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."

"Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu.
Rüyamda biraz düsünceli gördüm seni...
Sakın başı dertte olmasın deyip koştum.
Kusura bakma dostum!"

Gerçek bir dostu olmak ne güzel bir şey!
Derdini açmanı beklemez bile...
Kendi bulup söylemek ister, belki sen çekinirsin diye.
Sevdiği insanın üstüne titrer,
bir düşten, bir hiçten nem kapar.